Ege Üniversitesine TÜBİTAK–CAS İş Birliği Programında Büyük Başarı
4 uluslararası projenin 2’si Ege Üniversitesi araştırmacılarına ait
TÜBİTAK ve Çin Bilimler Akademisi (CAS) tarafından açılan 2025 yılı çağrısı kapsamında desteklenen 4 ortak uluslararası projenin 2’si Ege Üniversitesinin oldu. Çağrı kapsamında; Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Ceylan Zafer’in yürüttüğü “Radyasyona Dayanıklı Esnek Perovskit/Organik Tandem Güneş Hücreleri için SAM-Mühendislikli Arayüzler” ile Enstitü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burak Gültekin’in partneri olduğu “Yenilikçi Arayüz Malzemeleri ile Perovskit/Organik Tandem Güneş Hücrelerinde Verimlilik ve Kararlılığın Artırılması” başlıklı projeler destek almaya hak kazandı.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, başarılı akademisyenleri tebrik ederek şöyle konuştu:
“Uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda akademisyenlerimizin yürüttüğü bilimsel çalışmalar küresel ölçekte kabul görmeye devam ediyor. TÜBİTAK–CAS 2025 çağrısı kapsamında Türkiye’den desteklenen 4 projenin 2’si üniversitemiz araştırmacıları tarafından hazırlandı. Üniversitemizin araştırma kapasitesine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sunan hocalarımızı ve ekiplerini tebrik ediyor, başarılarının artarak sürmesini diliyorum.”
“Daha hafif, daha verimli, daha dayanıklı enerji sistemleri geliştirilecek”
Radyasyona dayanıklı esnek güneş hücreleri projesi
Prof. Dr. Ceylan Zafer’in yürütücülüğünü yaptığı projede;
Dr. Öğr. Üyesi Adem Mutlu araştırmacı,
Arş. Gör. Gülay Zeynep Günel bursiyer olarak görev alıyor.
Proje kapsamında uzay ve havacılık uygulamalarına uygun, hafif, esnek, yüksek verimli ve radyasyona dayanıklı yeni nesil tandem güneş hücreleri geliştirilmesi hedefleniyor.
“Uzay için yeni nesil esnek güneş hücreleri geliştiriyoruz”
Proje hakkında bilgi veren Prof. Zafer şunları söyledi:
“Perovskit ve organik güneş hücrelerini tek bir mimaride birleştiren hafif ve bükülebilir bir yapı üzerinde çalışıyoruz. Yenilik ise bu yapının arayüzlerine entegre ettiğimiz self-assembled monolayer (SAM) adı verilen fonksiyonel moleküllerde yatıyor. Özellikle triazatruksene (TAT) tabanlı, UV ile aktive edilebilen SAM molekülleri sayesinde enerji seviyelerini hassas biçimde ayarlamayı, yüzey kusurlarını azaltmayı ve yük taşınımını iyileştirmeyi amaçlıyoruz.”
Zafer, geliştirilecek hücrelerin uzayda karşılaşılan radyasyon, yoğun UV ışınımı ve termal vakum gibi zorlu koşullara dayanıklı olması için laboratuvarda uzay koşullarının simüle edileceğini belirterek:
“Elektron–proton ışınlaması, UV maruziyeti ve sıcaklık döngülerini içeren kapsamlı stabilite testleri uygulanacak” dedi.
“Uluslararası iş birliği uzaydan dünyaya katma değer sağlayacak”
Prof. Zafer, projenin uluslararası yönüne de dikkat çekerek:
“Bu çalışma, Türkiye’deki malzeme mühendisliği birikimini yurt dışındaki ileri uzay test altyapılarıyla birleştiriyor. Bu proje sadece bilimsel açıdan değil, ülkemizin uzay vizyonu açısından da önemli bir adım. Geliştirilen teknolojiler uzay görevlerine olduğu kadar Dünya’daki temiz enerji dönüşümüne de katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı.
“Esnek, hafif ve radyasyona dayanıklı enerji çözümleri”
Proje araştırmacılarından Dr. Öğr. Üyesi Adem Mutlu, geliştirilecek cihazların klasik güneş panellerinden farklı olarak esnek polimer altlıklar üzerinde üretileceğini belirterek:
“Bu sayede hem ağırlık düşecek hem de uydu yüzeyleri, katlanabilir yapılar ve taşınabilir elektroniklere uyum sağlanacak. SAM-mühendislikli arayüzler sayesinde yalnızca verimin değil, uzun süreli kararlılığın da artmasını bekliyoruz” dedi.
Mutlu, projenin uzay dışında havacılık, İHA teknolojileri ve yüksek katma değerli özel uygulamalara da katkı sunacağını ifade etti.
İkinci Proje: “Yenilikçi Arayüz Malzemeleri ile Perovskit/Organik Tandem Güneş Hücrelerinde Verimlilik ve Kararlılığın Artırılması”
Doç. Dr. Burak Gültekin ve Prof. Dr. Sermet Koyuncu tarafından yürütülen EPIC-TSC projesi, perovskit/organik tandem güneş hücrelerinde ≥ %20 verim ve 1000 saat üzeri kararlılık hedefliyor.
Proje hedefleri:
Yeni arayüz malzemelerinin tasarımı,
Perovskit ve organik alt–üst hücrelerde kayıpların azaltılması,
Daha uzun ömürlü ince-film güneş teknolojilerinin geliştirilmesi,
Türkiye’nin bu alanda rekabet gücünün artırılması.
Doç. Dr. Gültekin, proje kapsamında geliştirilecek malzemelerin enerji seviye hizalanması, şarj taşınımı ve rekombinasyon süreçlerini doğrudan iyileştireceğini belirterek:
“Bu proje, TRL 3–4 düzeyinde olup ticarileştirilmeye giden yolda önemli bir aşamadır. Elde edeceğimiz çıktılar hem bilimsel yayınlara hem de ülkemizin teknoloji üretme kapasitesine değer katacak” dedi.












