Bu ödül, Derneğimiz için bir takdirden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Afet Bilinci Haberciliği Ödülünün anlam ve önemi, afetlere dirençli bir toplum inşa etme hedefimizde medyanın üstlendiği hayati role dayanmaktadır.
1. Misyonumuzun Tamamlayıcısı Olarak BasınBizler, farklı meslek ve mühendislik alanlarından oluşan multidisipliner yapımızla; afet bilinci, çevre, iklim ve ikincil afetler gibi konularda yoğun
eğitim ve farkındalık çalışmaları üretiyor, farklı ölçeklerde plan ve projeler üreten bir ekibiz. Yaptığımız çalışmaların tamamı toplum, insanlık ve ekosistem yararına ve gönüllülük esasına dayanır. Afet ve çevre bilincini anlatan yüzlerce eğitim ve seminer, yine bir o kadar panel, forum, sempozyum vb. farkındalık etkinliği gerçekleştirdik. Bu eğitim ve etkinliklerde konusuna göre meslek odalarından uzman ve üniversitelerden akademisyenler davet edip, üretilen bilginin niteliğini artırmaya gayret ettik. Ancak, üretilen bu bilgilerin sadece eğitim ve seminer salonlarında kalması, toplumsal etkimizi sınırlayacaktır.İşte bu noktada, değerli basın emekçileri devreye girmektedir. Sizler, afet bilinci eğitimlerinde ürettiğimiz bilgileri, o salonlardan alıp en ücra noktadaki halka taşıyarak hayati bir köprü görevi üstlenmektesiniz. Bu nedenle, yaptığınız haberlerle toplumsal farkındalığa katkı sunan basını misyonumuzun adeta tamamlayıcısı olarak görüyoruz.
2. Önleyici Kültürün Teşvik EdilmesiAmacımız sadece afetler meydana geldikten
sonraki kayıpları haber yapmak değil, afetler meydana gelmeden önce toplumun farkındalığını artırıp, hazırlıklı olmasını sağlamaktır. Afetleri ve iş kazalarını olmadan önce
öngörme, hazırlık, risk azaltma ve önleme kültürünün toplumda oluşması birincil hedefimizdir. Tıpkı bundan tam 120 yıl önce ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı
Mustafa Kemal Atatürk'ün söylemiş olduğu ve bugün çağdaş afet yönetimine de ışık tutan:
"Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur." sözünde olduğu gibi. İleri görüşlülüğün timsali olan bu söz, proaktif bir bakış açısını yansıtmakta olup, bizim de temel meşalemizdir.Ödülümüzün odağı da işte
bu proaktif yaklaşım olup, bu kültüre toplumu yönlendiren nitelikli habercilik çalışmalarını yüreklendirmektir. Toplumsal bilinç ve farkındalığa katkı sunan bu tür haberler, afet anında doğru bilginin yayılmasını sağlayarak dolaylı yoldan hayat kurtarma potansiyeli taşımaktadır.
3. Ödülü Gelenekselleştirme SözümüzBu ödülü vermekten büyük mutluluk duyuyor ve bu takdirin gelenekselleşmesi için kararlılık gösteriyoruz. Amacımız, Afet Bilinci Haberciliği Ödülü'nü her geçen yıl daha da büyüterek, medyanın gündeminde afet ve çevre bilincinin kalıcı ve öncelikli bir madde olarak yer almasını sağlamaktır. "Çevreyi korumanın aklın gereği" olduğunu söyleyen bilge önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e canı gönülden katılmakla birlikte, artık çevreyi korumanın, günümüzde afetleri/felaketleri önlemenin de ön şartı olduğunu görüyor ve biliyoruz.
Çevre hakkının insanlar ve tüm canlılar için temiz hava, temiz su, temiz toprak ve sağlıklı gıda hakkı olduğu gerçeğinden hareketle, çevre bilincinin artık afet bilinciyle ayrılmaz bir bütün olduğuna inanıyoruz.Bu vesileyle, 5. kuruluş yıldönümümüzde bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlara teşekkür ediyor, çok isteyip de mücbir sebeplerle katılamayanları da yanımızda var saydığımızı belirtmek isteriz. Ayrıca, yaptıkları haberler ile toplumda afet bilincini artırmak için emek sarf ederek ödül alan tüm basın emekçilerimizi bir kez daha tebrik ediyor; etkinliğimize katılan, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Gelecek yıl 17 Kasım'da daha büyük ve görkemli bir Afet Bilinci Habercilik
Ödül töreninde görüşmek umudu ile, afetsiz günler diliyorum.