Ak Parti İzmir Milletvekili Çankırı’ya Esnafın Endişeleri Aktarıldı
İESOB adına esnafın yaşadığı kaygıları Ak Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’ya ileten Tayfun Çıracı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni vergi düzenlemesinin ciddi endişelere yol açtığını ifade etti.
Çıracı, yapılması planlanan düzenleme ile basit usulde vergilendirilen birçok meslek grubunun 2026 yılı başından itibaren gerçek usule geçeceğini hatırlatarak şunları söyledi:
“30 binin üzerindeki nüfusa sahip ilçelerde geçerli olacak bu düzenleme üyelerimizi tedirgin ediyor. İzmir’de Karaburun, Kınık ve Beydağ dışında nüfusu 30 binin altında ilçe yok. Bu nedenle Altındağ’da çalışan esnaf sanatkarlar da basit usulden gerçek usule geçmek zorunda kalacak. Bu durum esnafın sırtına ciddi bir maliyet yükleyecek. Mutlaka bir geçiş süresi tanınması gerekiyor.”
Çıracı, görüş ve önerilerini rapor halinde milletvekili Çankırı’ya sunduklarını belirterek, İESOB Başkanı Yalçın Ata’nın da her platformda düzenlemenin yaratacağı sakıncaları dile getirdiğini aktardı.
“Düzenleme; lokantacılar, tamirciler, inşaatçılar, taksiciler ve küçük perakendeciler başta olmak üzere çok sayıda üyemizi etkileyecek. Altındağ, ticari hareketliliği yüksek bir ilçe değil. Esnaf kendi ayakta kalmaya, evine ekmek götürmeye ve çalışanının maaşını ödemeye çabalıyor. Bunun yanında kira, girdi maliyetleri, akaryakıt ve elektrik gibi önemli giderleri karşılamak zorunda.
Eğer bu uygulama yürürlüğe girerse; damga vergisi, geçici vergi, muhasebe ücreti, muhtasar ve stopaj gibi kalemlerle aylık 5.000 TL'ye varan ek maliyet ortaya çıkacak. Küçük esnafın bu yükü kaldırması mümkün değil.”
Çıracı’dan Düzenleme İçin Geçiş Süreci Önerisi
Esnafın düzenlemeye hazırlıksız yakalandığını vurgulayan Çıracı, önerilerini şöyle dile getirdi:
“Esnaf sanatkarlar yeni düzenleme için hazırlıksız yakalanmıştır. Bu nedenle mağdur olacakları açıktır. Esnaf biterse devlete bugün ödediği vergiyi bile ödeyemez; bu da devletin gelir kaybına yol açar.
Önerimiz, altyapı hazırlanana kadar esnafa bir geçiş süreci tanınması ve düzenlemenin ertelenmesidir. Örneğin uygulamanın daha verimli olabilmesi adına düzenleme bir yıl ertelenmeli, bu süreçte TESK ve Bakanlık yetkililerinin iş birliğiyle çalışmalar yürütülmelidir.
Bu çalışmalarda düzenlemenin kriterleri yeniden gözden geçirilmeli; illerin nüfuslarına, sosyoekonomik koşullarına ve meslek gruplarına göre hadler belirlenmelidir. Böylelikle hem mağduriyet yaşanmayacak hem de düzenlemenin sağlıklı şekilde hayata geçmesi sağlanacaktır. Devletin gelirinin artmasının da önü açılacaktır.”












